2 Mart 1949 Ruhun Şad Olsun Nuri Paşa

299
0
Paylaş:

Cumhuriyetle birlikte her sektörde olduğu gibi savaş sonrası duyulan kalkınma heyecanıyla sanayicilerimiz ciddi yatırım hamleleri yapmış, Savunma Sanayi yatırımlarına hız vermiş, ağır sanayi ve uçak yapımı ile demiryolu ağımızın geliştirilmesi işlerine ağırlık verilmiştir.

Bunlar Harp görmüş, barut koklamış nasırlı ellerdi; Ömer DEMİRAĞ İstanbul Boğazına iki katlı köprüyü plan ve projesiyle hazır hale getirtmişken (Ali ÇETİNKAYA’nın Bayındırlık Bakanlığı döneminde – Kel Ali) proje entrikalarla engelleniyor. Demirağ iflas ettiriliyor.

Uçakları Avrupa da uçarken, Türkiye’de siparişleri iptal edilerek iflasa sürükleniyor. Borcu olmadığı halde ipoteklerine el konuyor. (Yeşilköy Havalimanı ve Hava Harp okulunun olduğu yerler. “Hava Okulu gibi boş bir isim yerine Okulun adını Gök Okulu koymuştur”)

Şakir ZÜMRE 1939 yılında 1000 kg.’lık bomba yapabilen silah fabrikası sahibi, allem kalem iptal edilen siparişlerle iflas ettiriliyor, döküm soba fabrikasına dönüştürülüyor. Tezgah büyük? Kumpas o zaman da var.

Nuri KİLLİGİL (Paşa – Azerbaycan Fatihi) Bu kahraman askerlik sonrası ordumuzun ihtiyacı olan silah ve mühimmatı imal etmek üzere Sütlüce’de bir fabrika kuruyor. 400 tezgâh ve 500 işçi çalıştırıyor. Nuri Paşa Türkiye’nin ilk Endüstriyel silah tasarımcısıdır. Fabrikasında günde 50 adet şarjörlü “Nuri” tipinde silah üretebilmekteydi, daha nice silah ve mühimmatı üretme kabiliyetimiz 1949 yılında Araplara silah vermeye devam eden Nuri Paşa ve fabrikasına Siyonistler tarafından tertip edilen bir sabotaj ve suikast ile tam 68 yıl önce 2 Mart 1949’da havaya uçuruldu, Paşa ve 27 arkadaşı şerefli bir şekilde şahadet şerbetini içerek hayatı noktalamışlardır. Herem nedir, Kerem? Haganah nedir, Müslüman? Bilmezsen; İrgun’un urganına dolanırsın.

Türkiye’nin ilk silah tasarımcısı unvanını taşıyan Nuri KİLLİGİL Paşa’yı Kut’ul Amare’de de görüyoruz, Azerbaycan’ı fetheden Kafkas İslam Ordusu’nun komutanı olarak da görüyoruz ve bütün bunlar niye tarih kitaplarımızda yok diye de soruyoruz? Sahi niye yok?

Atila URAL arkadaşımız bu abide kahramanımızın kitabını yazmış, unuttuğumuz, unutturulan bir tarihimizi daha aydınlatmıştır, Bize bu kitabı tanıtan gazeteci büyüğümüz Yalçın Bayer’e ve Atila beye şükranlarımızı sunuyoruz.

Bu fabrika ve Teknik ekip devam etse biz bugün hangi seviyelerde silah üreticisi olmuştuk, düşünmeyelim mi? Bu günkülerle bu paşayı mukayese etmeyelim mi?

İsrail devletini 1949’da tanırken, şöyle bir temenni’de bulunmuşuz. “Bu devletin Orta Şark’ta bir genişleme ve tecavüz unsuru değil, bir sulh ve sükûn amili olmasını temenni ederiz” ne kadar ileri görüşlüymüşüz.

Vecihi HÜRKUŞ’u yazmadan geçemezdik; Yaptığı uçağı uçurtmayıp, o günün koşullarında sertifika isteyenler uçağını parçalayıp trenle Çekoslavakya’ya götürüp orada tekrar monte edip uçuran ve aldığı sertifika ile uçarak yurda gelen delikanlıyı yazmayalım mı?

Çekler uçağını da kopyaladılar. Bizimkiler gene faaliyetteydiler ve baltaladılar, şu yaşadığımız günlerde Vestel’in yerli telefonu için yaptığı “Durun dediler, durmadık” reklamı acı ama gerçeklerimizi haykırıyor.

Daha sırada kimler var; Devletin yaptığı her yatırımda yardımlarını esirgemeyen hayır adamı Mustafa ALBAYRAK, Bossa’yı kuran Bosnalı SALİH, Türk ilaç sanayinin kurucusu Hasan DERMAN ve daha ismini anamadığımız niceleri, hepsi ülkesi için heyecan duyan insanlardı, ister Gladio deyin, ister karanlık oda, sonuçta Karanlık adamların kara zihniyeti ve içimizdeki uzantıları onları yok etti.

İtalyan tersanelerinde kızaktayken bize teklif edilen Averof Zırhlısı gönderilen heyetçe alınmasına rıza gösterilmeyerek, (İngilizlere verilen sipariş, hem de peşin para. Ne para iade edildi ne de sipariş geldi) alınmadı.

Bu Averof zırhlısı Yunanlılarca alındı ve Balkan Savaşı’nda ikmal yollarımızı kesti, Balkanları kaybetmemize sebep olan Averof zırhlısını almayarak Yunan’a bırakan heyette kimler vardı? Kimdi bu gafiller?

Ne karşılığı İngiliz’e bu hizmet yapıldı?

Kayseri uçak fabrikasının kapanmasına sebep olanların isimleri?

Amerikalılar bedava uçak verirken, ben bunları alırsam bu millet beni asar bahanesine sığınan satılmış kimdi?

Yerli İHA projesini emekliliğinde kendisine iş verilecek dürtüsüyle üç yıl geciktiren maşa, paşa kimdi?

Ve daha niceleri; Savunma Sanayimizde milli projelerdeki mühendis evlatlarımız niye öldürülüyor? Yerli firmalarımız niçin iflas ettiriliyor. Kim bu maşalar?

Bütün bunları pek yakında www.kirlisozluk.com da göreceğiz.

Bu olanlardan ibret alacağız ve bu şer cephesi çakallarıyla elbirliği ile mücadele edeceğiz.

Vesayetsiz bir Cumhuriyet istiyorsak, İcazetsiz bir Demokraside yaşamaksa gayemiz Poligarşik Bürokrasi ve onun üç boyutlu gölgesi olan kayıt dışı Siyaset, kayıt dışı Diyanet ve kayıt dışı Ticaretten kurtulmalıyız.

Ellerimiz hainlerimizi alkışlamaktan yorulmadı mı?

“Geçmişe fener tutarak, Geleceğimizi aydınlatalım. Y.K.”

Paylaş:

Yorum Yaz