Berlinde Hakimler Vardı

73
0
Paylaş:
Almanyanın kötü bir tarafı yine sahnede yanlı ve yanlış pis kokularıyla bir hukuk katli ortada.

Bu konu bunların zihin derinliklerinde ki arızadır. Alman savcı Julius Hermann v. Krichmann; siyasi cereyanların hukukun içine müdahalesine karşı duran, eza, eziyet gören, karısının tuttuğu karasabanı boynunda iple çeken ama boyun bükmeyen; Alman hukukunu yerden yere vuran bir hukuk adamıdır.

 Alman hukukuna güvenilmeyeceğini hukuk tarihine kazıyan adamdır. ilim olmak bakımından hukukun değersizliğini tarihe nakşeden adamdır.1870
Almanyada ki Nazi hortlaması cinayetler ve kundaklamalar vede Alman hukukunun suçluları kayırıcı, neredeyse kurbanları suçlu çıķaracak garabet kararları vicdanlarımızı yaralıyor.

NSU-Yapılanması beş yılı aşkın 400´den fazla duruşma sonunda maskaralığa dönüşerek son buldu. Daha önce, NSU davasınin Beate Zschäpe adlı zanlısı kapsamlı itiraf sözü de maalesef tıraş köpüğü gibi patladı. Zschäpe mahkeme önünde bütün suçu 4 Kasım 2011´de Eisenach kentinde esrarengiz şekilde intahar ettikleri söylenen NSU zanlıları Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos´un üzerine yıktı. Geçmişte Alman ceza evleriinde Baider-Meinhoff terör örgütü üyelerinin sözde toplu intihar tertipleri ve bu günde NSU davasına getirilen 120 yıllık yasak akla şu soruyu getiriyor?.
Yaptıklarından emin olan bir hukuk devleti dosyalara 120 yıllık gizlilik kararı getirir mi? Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı´nın hazırlanan NSU raporuna 2134 yılına kadar gizlidir ibaresi sarsılmış olan Alman hukukuna güvenin tamamıyla dibe vurmasına vesile olmuştur.
120 yıl gizlilik neyi gizlemek için?

Bununla birlikte en az bir cinayette iç istihbarat kurumu olan Anayasayı Koruma Teşkilatı´nın bir çalışanının bir aktif ajanının – ne tesadüftür ki – olay yerinde bulunduğu ama hiçbir şeyden haberinin olmadığı da söylendi.
NSU´nun bilindiği kadarıyla son kurbanlarından Halit Yozgat´ın Hessen´de katledildiği sırada olay yerinde bulunan Alman ajan Andreas Temme´nin ilişkileri ve arkası sorgulanmalı?? Diyor Fatih Baş kardeşimiz.
Çözüm, Bizde diyoruz ki; Zebunkuş Avrupalının bildiği dilden konuşulmalıdır?
İngiltere´de müslüman olmuş ve bize çok yakın gazeteciler var bu arkadaşlar daha önce Afganistan´da kalmışlar cesur ve sorgulama konularında Almanyayı Avrupalı kimlikleriyle köşeye sıkıştırırlar İngiliz gazeteci olarak Türkiye´nin yükünü hafifletirler.
Avrupa parlamentosu içinde Almanya karşıtı vekillerden bu işe destek verenler illaki bulunur. Var da.!
Bilhassa güney ülkeleri sosyalist parti üyeleri .İtalya, Yunanistan, İspanya, Portekiz organize edilir. Yeni kabinenin hükümetin bu konularda duyarlığı olması lazım. Bu işler monşerlerin değil, milleti has evlatlarının işidır. Devletin parasıyla değil, sivil oluşumların yükü sırtlamasıyla başarılı olunulur.
Eskilerden kalan İstanbul kulak uğultularından bir tanesi; Taksimde düşen her ağaç yaprağından illaki Almanların haberi vardır. NSU davası Almanları,
Avrupa hukukunda köşeye sıkıştıracak şekilde ele alınmalıdır. Kanlı 1 mayıs mitingi, gezi hadiseleri ve 17/25 Aralık tertipleri, 15 Temmuz kanayan yaramız ve 120 yıllık yasak ile derin dondurucuya konmuş Turk-Alman ilişkileri. Bu göz ile bakarsak meseleyi daha iyi okuruz, belki yeni bir politka sahneye koyarız. Yenilenmiş bir millet demokrasisi var, güveni tavanda bir hükümet başkanlık kabinesi olarak var, arada sızıntı ihanetler ve mazeretler kalktı. Tarih bir bilim degildir, iyi okunması gereken geçmiş zamandır. Mazi´yi bilmeden, Ati´yi kuramazsınız.
Almanlarında bir Dreyfüs´ü vardı, adı Savcı Ķrichmann´dı…
Paylaş:

Yorum Yaz