FETÖ’NÜN PSİKOLOJİK SAVAŞ TAKTİKLERİ!!! (Mağdur Edebiyatı)

316
0
Paylaş:

FETÖ’nün sosyal medya tetikçilerinin her türlü psikolojik savaş tekniklerini kullanarak yaptıkları propagandaları toplumda bayağı taraftar bulmuş gibi görünüyor.

FETÖ’cülerin iddialarına göre 15 Temmuz darbesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan planlamış ve gerçekleştirmiş! Bu yüzden kontrollü darbe koydular adını.

Ama ne hikmetse kimse sormuyor; “Erdoğan nasıl yaptı bu darbeyi?” diye.

Sormuyorlar çünkü geçerli hiçbir delilleri yok.

Sormayanlara ben anlatınca gayri ihtiyari, “Olamaz bu kadar?” demeyi de ihmal etmiyorlar.

Nasıl mı yapmış Erdoğan bu darbeyi?

Toplamış bütün generalleri ve albayları ve demiş ki:

“Başkan olmam için bu FETÖ’cüleri devlet kademelerinden temizlemem lazım. Ama huhuki bir gerekçem yok. Geçerli bir gerekçe oluşturmak için siz bir darbe teşebbüsünde bulunun. Ama asla başarılı olmayın. Siz darbe teşebbüsünde bulununca ben hepinizi ordudan attırmakla kalmayacak kodese tıktıracağım. Bütün haklarınızı da elinizden alacağım. Çoluğunuz çocuğunuz perişan olacak. Bazılarınız da yurt dışına kaçacaksınız. Hadi aslanların vatan sizden görev bekliyor.”

Başkomutan Erdoğan’ı dinleyen bütün general ve albaylar içlerindeki üstün vatan aşkıyla(!!) hemen bu görevi kabul etmiş ve “Emredersin Başkomutanım.” Demişler. Malum Cumhurbaşkanı ordunun da başkomutanı ya! Bizim askerimiz başkomutana karşı mı gelecek?

General ve albaylar darbeye teşebbüs etmiş ve Erdoğan da başkanlığının önünde engel gördüğü FETÖ’cüleri devletten temizleme işine böylelikle gerekçe bulmuş.

“Darbeyi Erdoğan yaptı. Kontrollü darbe bu.” diyenler benim bu darbe yapılış biçimini anlatmama hemen itiraz etmekten de çekinmiyorlar:

“Olamaz o kadar ya. Olur mu öyle şey ya?”

Peki, nasıl yapmış bu kontrollü darbeyi Erdoğan? Hadi siz açıklayın diyorum; tık yok.

Ama tam bir mağdur edebiyatı furyası var.

Bu furyanın oluşmasında başı elbette kripto FETÖ’cüler ile FETÖ’nün yurt dışındaki militanları sosyal medya üzerinden yapıyor.

Bazı kesimler de “Hıyarımmmm vaaaar” diyen FETÖ’cülerin elindeki hıyardan istifade etmek için hemen bir avuç tuz alıp koşmaktan asla imtina etmiyorlar.

Bunlar kimler mi?

Mesela Milliyetçi kesimin bir kısmıda FETÖ’cülerin alt kesimi mağdur diyor, Milli görüşçüler de.. Yeni Asyacılar ise neredeyse bütün FETÖ’cüler masum diyor. Bazı akademik çevrelerden de duydum bu mağdur edebiyatını.. CHP ise bu hususta tam FETÖ ağzıyla konuşuyor.

Başka bir algı alanı ise FETÖ’nün tutuklu militan öğretmenleri ve ablaları hakkında yapılıyor.

Güya FETÖ’nün öğretmenleri masummuş!

Güya FETÖ’nün kadın elemanları masummuş!

Nerden biliyorsun?

Tanıyor musun FETÖ’nün yapılanmasını?

Dünyanın en sofistike (karmaşık-yanıltıcı) örgütünü ne kadar biliyorsun?

Tık yok. Gaye zaten bilmek değil, FETÖ!cüleri aklamak, paklamak.

Sanki bu ülkede 15 Temmuz 2016 tarihinde tarihimizin en kanlı darbe girişimlerinden biri olmamış, 249 insanımız katledilmemiş, 2200 insanımız yaralanmamış, FETÖ’nün yetiştirdiği ahlaksız generaller, albaylar, subaylar milletin parasıyla alınan uçakları, helikopterleri, tankları, silahları bu milletin üzerinde kullanmamış gibi davranılıyor.

Darbecilerin ahlaksızlıklarından, şehit edilenlerin ve binlerce yaralının mağdur edilmiş ailelerinden hiç bahseden yok. Şu anda hala hastanelerde bulunan bacağı, kolu koptuğu için onlarca ameliyat geçiren yüzlerce kişiden bahseden bile yok.

Aman Yarabbi, bu nasıl bir akıl tutulması?

Bu nasıl bir ahmaklık?

Bu nasıl bir aymazlık?

Bu nasıl bir ihaneti örtme çabası?

Bu nasıl bir körlük?

İnanın artık bu durumlar karşısında ağzımdaki baklayı çıkarasım geliyor.

Öyle ya!

Bunca ahlaksızlığı görme ama hala FETÖ’yü destekleyenler hakkında mağdur edebiyatı yap!

Yok öyle yağma.

Yok öyle kendini gizleme!

İnanıyorum ki bu mağdur edebiyatı yapanların (saflarını saymazsak) kahır ekseriyeti kripto FETÖ’cü. Takiyye bunların iman esası olduğu için başka maskelerle geziyorlar.

FETÖ’nün öğretmen kesimi masummuş!

Bu nasıl bir cahillik böyle? Bilin ki FETÖ’nün mahrem imamlarının çoğunluğu öğretmenlerden seçilmiştir.

Yani şu uçaklara, helikopterlere, tanklara binip milletimizin üzerine mermi yağdıran generallerin, subayların yetiştiricisi, abisi öğretmenlerdir.

Bu mağdur edebiyatını bilmeyerek yapanları ikaz ediyorum ki yanılıyorsunuz.

Acaba siz hiç meslekten atılmış bir öğretmenin FETÖ’den pişman olduğuna şahit oldunuz mu?

Pişman olan kimse yok. Hepsi hala terör örgütü olduğu açık olan FETÖ’nün avukatlığını yapıyor.

Bu avukatlığa soyunanlar katarına Star yazarı Taşgetiren de katılmış. 14 Haziran 2017 tarihli Star gazetesindeki köşesinde diyor ki: “Herhangi bir mahkeme FETÖ’ye terör örgütü olduğuna dair karar vermediği için FETÖyü terör örgütü sayamayız?”

Bu nasıl bir aymazlık şekli böyle?

FETÖ/PDY’nin bir terör örgütü olduğu devletin en yüksek makamları, savcılar, hâkimler, MGK, Cumhurbaşkanı, Başbakan tarafından tescillendi. Ama gelin görün ki Taşgetiren bunları görmemiş! Ya da bilerek mi görmezden gelmiş diyelim? Malum bir zamanlar FETÖ medyasının en keskin yazarlarındandı. Hatta Gülen hakkında onu göklere çıkaran ve “Cemaat önderi, mürşit, âlim, hoca efendi gibi Türkiye’nin tanıdığı sıfatlarla anılan pek çok insan var ki, bana göre, sergiledikleri kişilik itibariyle olsun bir eserin kahramanı olabilecek zengin vasıflar taşırlar. Fethullah Gülen de, ismine raptedilen hoca efendi vasfıyla, profili üzerine eser yazılacak son derece zengin insanlardan birisidir. Bu tür eserlerin çok öğretici, çok ilgi çekici olabileceğini de düşünüyorum.” (Ahmet Taşgetiren, Bir Gönül İnsanı, 2004, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yayınları) diyerek hakkında kitap bile yazmıştı. İnsan ister istemez böyle bir yazı arkasından bunları düşünebiliyor.

Yukarıdan beri yazdıklarıma bakıp sakın “suizan ediyorsun” deyip beni suçlamayın. Unutmayın suizan eden kadar ettiren de suçludur.

15 Temmuz kontrollü darbedir, FETÖ militanları mağdur oluyorlar gibi algılara aldananlara diyorum ki:

“Aklınızı başınıza alın. Bu ülkeye ihanet edenleri asla affetmeyin.”

Paylaş:

Yorum Yaz