FETÖNÜN YENİ ŞEYTANLIKLARI!

163
0
Paylaş:

Allah’tan korkmayan kuldan da utanmaz. Bunun en tipik bir örneği yıllarca suret-i haktan görünüp, bizim insanımızın paralarıyla bizim çocuklarımızın en zekilerini devşirip, mankurtlaştırıp yine bize karşı kullanan Pennsylvania’daki Şeytan’dır. Yıllarca zihinlerini iğdiş ettiği militanlarının her birini vatanına, milletine, dinimize düşman hale getirmek için darbe yaptırdığı ve hayatlarını mahvettiği yetmiyormuş gibi hala da mahvetmeye devam ediyor.

Allah (cc) ile aldatarak iş görmeyi kendisine ilke edinen FETÖ, ister birilerinin gazına gelerek isterse de bizzat kendi planlayarak kotarmaya çalıştığı başarısız bir darbe girişiminin ardından piyasaya yeni taktikler sürmeye başladı. Yurt dışında kendine bağlı bütün hainleri harekete geçirerek Türkiye’ye karşı bir karalama kampanyası başlattığı gibi ülke içinde tutuklu bulunan ve yine kendini gizleyen kripto müritlerine de içinde bulundukları durumdan en az zararla nasıl kurtulacakları hususunda yeni taktikler vermeye devam ediyor.

Takiyye’yi yani gizlenmeyi iman esası olarak gören FETÖnün bu çerçevedeki yeni taktiklerinden birini tutuklu olan darbeci katiller tarafından mahkemelerde kullanılmaya başladığını görüyoruz. Darbeye katıldıkları bütün açıklığıyla ortada olan hain generaller bile darbeyi kendilerinin yapmadığı yalanını söyleyerek aslında bir anlamda kendilerini ele veriyorlar. Bunu yapmalarındaki maksat mahkemelerde kaos meydana getirmek ve bunun üzerinden yurt dışında yürüttükleri Türkiye’yi karalama kampanyalarına malzeme sağlamaktır.

FETÖcü tutukluların yaptığı farklı bir dezenformasyon (bilgi çarpıtma, yanıltma)  ise mağdur edebiyatı oluşturacak fiiliyatlarda bulunmaktır. Sanki 15 Temmuz hain darbesini onlar yapmamış, sanki 249 kişiyi onlar katletmemiş ve sanki 2356 kişiyi onlar yaralamamış gibi ahlaksızca davranıp işi sulandırmak istiyorlar.

Maalesef FETÖnün en üst yöneticilerini hepsi (birkaç istisna hariç) yurt dışına kaçmış bulunmaktadır. Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından “İhanet, Ticaret, İbadet” şeklinde bir tasnife tutulan örgütün üst kesimi kaçtığı/kaçırıldığı gibi ticaret kesimine de az dokunulmakta ve esas operasyonlar ibadet kesimine yapılmakta görüntüsü verilmektedir. Bu da FETÖye yeni ihanetler sergileyeceği bir alan açmaktadır.

Şeytani bir zekaya sahip FETÖnün farklı bir çalışması ise özellikle yargıdaki kripto militanları aracılığıyla örgütte yöneticilik yapanları serbest bıraktırarak devleti millet nazarında zor duruma düşürmek istemeleridir. Son dönemlerde bazı iş adamlarını ve özellikle de Ömer Faruk Kavurmacı vb.lerinin serbest bırakılması bunun çok çarpıcı örneklerinden birini oluşturmuştur. Böyle bir girişim ile halkın nazarında, “Bakın zenginler, FETÖnün üst yöneticileri serbest bırakılırken gariban kesim tutuklanıyor. İşte bu devletin adalet anlayışı bu.” Şeklinde bir anlayışı oluşturmak istiyorlar.

Bu ülkenin Meclisine, MİT’ine, genelkurmayına, özel harekât merkezine ve halkımızın üzerine kurşun yağdıran FETÖcü katiller, darbeyi yapanların sanki uzaydan gelmiş gibi bir tavır takınmaları ise tamamıyla bir örgütsel faaliyettir ve mahkemelerimizin bunu asla gözden kaçırmaması gerekir.

FETÖden aldıkları emir ile etkin pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen bazı hainler ise deşifre olmuş örgüt mensubu kişilerin ismini vererek devleti yanıltmaya çalışıyorlar. Bir kısmı da FETÖ ile hiçbir ilişkisi olmayanların ismini vererek yeni mağdurlar oluşturmanın peşindeler.

Dünyadaki bir çok istihbarat örgütüyle iç içe olan FETÖ çok sofistike (karmaşık) bir örgüt. Bu açıdan sadece Türkiye içinde değil, dünyanın her yerinde ülkemizin aleyhinde psikolojik savaşın her türlü argümanını kullanıp hainliklerine devam ediyorlar. Tutuklu bulunan müritlerine sürekli biçimde ümit aşılayarak onların çözülmelerini önleme faaliyetleri de gözden kaçmamaktadır.

FETÖ lideri Pensilvanya Şeytanı ise darbeden, Bylock’tan hiç haberi yokmuş gibi davranarak yüzsüzlüğün zirvesini zorluyor.

Hedefe gitmeden her yolu meşru gören FETÖ değişik taktiklerde mahkemelerde görülen davaları sulandırmanın yolunda iken, belli ülkelerin yabancı istihbarat örgütlerinin FETÖnün açığa çıkmış, yurt dışına kaçmış ve yurt içindeki kaçak müritlerine yönelik yeni bir çalışma yaptığı gözlenmektedir. Yılardır FETÖyü destekleyerek ülkemizin başına çorap örmeye çalışan ABD ise güya sözde mağdurlardan oluşan yeni bir örgütü faaliyete geçirerek gelecekte tıpkı FETÖ gibi Türkiye’ye karşı kullanmak için çoktan harekete geçtiği gözden kaçmamaktadır.

FETÖ isimli şeytani örgüte üye olmak, destek vermek suçlarından kaçak duruma düşenleri pençesine alan ABD’li istihbarat teşkilatları onların bilinçaltına, “Sizin kurtarıcınız ancak biziz. Türkiye’de size hayat hakkı yok. Bu yüzden aranızda teşkilatlanarak Türkiye karşı mücadele vermelisiniz.” gibi hain düşünceler yerleştirerek bir mağdur algısı meydana getirmektir.

Hainlikte zirve yapan FETÖ, 15 Temmuzu sanki o yapmamış gibi, yurt dışındaki hemen her yerde adamlarını ve lobilerini harekete geçirerek, “Bu darbe kontrollü bir harekettir. Bunu hükümet cemaatimizi tasfiye etmek için gerçekleştirdi. Türkiye insanlara işkence yapıyor. Devlet eliyle mağdurlar oluşturuluyor. Hükümete muhalif kim varsa tutuklanıyor.” Gibi açıklamalarla kamuoyu oluşturmak için milyarlarca para harcamaya devam ediyor. Maalesef ülkemiz içinde de FETÖnün bu hain planına ve fikrine çanak tutan birçok siyasi, gazeteci ve yazarlar var.

Yüzlerce kez tekrarladığım gibi bir kez daha tekrarlıyorum: FETÖ ile baş etmek sadece polis ve yargı eliyle mümkün değildir. Devletimizi yönetenler artık bu gerçeği görmek zorundadır. FETÖ ile mücadele ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel, dini vs. bütün alanlarda çok planlı şekilde yapılmalıdır. Bunun için Devletimizin yapacağı en isabetli karar acilen bir FETÖ İLE MÜCADELE ÜST KURULU kurması ve bu şeytani yapıya karşı çok ciddi bir mücadele planı hazırlayarak fiiliyata geçirmesi olacaktır. Çünkü başta da değindiğim gibi çok sofistike bir yapıya sahip bulunan FETÖ her türlü psikolojik savaş tekniklerini kullanarak hainliğine devam ediyor.

DEVLETİMİZİN FETÖ İLE MÜCADELEDE YAPACAĞI EN ÖNEMLİ FAALİYETLERDEN BİRİ DE BU ŞEYTANİ YAPININ YÖNETİCİ KESİMLERİ VE HANGİ KESİMİNDE OLURSA OLSUN SUÇ İŞLEYENLERİNİ BULUP CEZALANDIRIRKEN, BU YAPIYA İSLAMİ HASSASİYETLERİNDEN DOLAYI HERHANGİ BİR ŞEKİLDE DESTEK VEREN SEMPATİZAN OLANLARI KAZANMA YOLUNA GİTMELİDİR. DEVLET BURADA ANALIĞINI VEYA BABALIĞINI GÖSTERMELİ VE BU KESİMİ MUTLAKA FETÖ İSİMLİ ŞEYTANİ YAPININ ELİNDEN KURTARMALIDIR. AKSİ HALDE FETÖ, KISA ZAMANDA BU SEMPATİZAN KESİMLERİ DE MİLİTAN KADROLARA DÖNÜŞTÜREBİLİR.

Devletini, milletini, dinini seven herkesi bu hususta hassas davranmaya davet ediyorum. Aksi halde bu şeytani örgütün başımıza açacağı gaileleri gidermek mümkün olmayabilir.

Paylaş:

Yorum Yaz