İngiltere’nin geleceği

492
0
Paylaş:
İngiltere dünyanın yönetici devletlerinden biriydi, bugün değil. Çünkü kibre kapıldı, kendisini güncelleyemedi, yenileyemedi. İngiltere yıllarca dünyanın denizlerine hâkim oldu ancak bilim insanlarını ABD’ye kaptırıp petrolden nükleere geçemeyince, denizler hâkimiyetini kaybetti. Denizler hâkimiyetini kaybedince dünya hâkimiyetini kaybetti.

Bilim insanları, İngiltere’nin döneminin kapanmakta olduğunu, yükselen yeni gücün, akrabalarının da yaşadığı ABD olduğunu görmüşlerdi. Amerika da tüm dünyadan bilim insanlarını kendine çekmek için parayı kullandı. Bilim insanlarıyla beraber küresel bazı ticari sırlar, ilmi sırlar ABD’ye geçti, ABD liderlik sırlarına kavuştu. Bilginin yer değiştirmesiyle liderlik de yer değiştirdi, ABD, İngiltere’nin yerini aldı. İngiltere, rica ile liderlik koltuğunda oturamayacağını anlamıştı. Ya Babil Kulesi gibi yıkılıp yok olacak ya da bir çıkış yolu bulacaktı. ABD, İngiltere’nin kibrinin tüm sorunlarının sebebi olduğunu, “bilgi”nin İngiltere’ye liderlik getirdiğini biliyordu. Bugünkü ABD, önemli ölçüde, Amerika’ya göç etmiş Alman ve İngiliz bilim insanlarının eseridir.

Kraliçe defol! 

1960’lar, ABD’nin Kanada üzerine iyice eğildiği yıllardı. İngiltere, ABD’nin Kanada’ya ilgisinden hep rahatsız oldu. Yaklaşık 50 yıl önce İngiltere Kraliçesi, kendi toprağı Kanada’da hiç unutamayacağı olaylar yaşadı. Bunlar kendiliğinden gelişen olaylar olamazdı, bunun bir organizatörü olmalıydı! 1964’ün Kasım ayı başında İngiltere Kraliçesi Elizabeth, “Britania” adlı Kraliyet yatından inerek Kanada topraklarına ayak bastığı sırada alkışlarla karşılanacağını ümit ederken, “Elizabeth defol” sloganlarıyla karşılandı. Bu olaydan sonra Kraliçe’nin Kanada seyahati boyunca yüzü hiç gülmedi. Devam eden günlerde de Kraliçe, Ottawa şehri dışında bütün Kanada tarafından protesto edildi, gittiği her yerde yuhlandı. Şehir polisi göstericilerle baş edemeyince diğer eyaletlerden yardım istendi, seyahati boyunca tazyikli su ve zırhlı gaz bombası araçları Kraliçe’yi gölge gibi takip etti. Turpun büyüğü heybedeymiş, gezinin sonunda ülkeden ayrılmak için yatına doğru yürüyen Kraliçe’nin önüne çürük bir merdiven konduğu son anda anlaşıldı, yata yeni bir merdiven monte edildi, Elizabeth arkasına bakmadan gitti. Bu protesto eylemlerinin arkasında Amerika vardı.

1960’larda, Kanada-Quebec’te ABD’nin hak iddia etmesi ABD-İngiltere ilişkilerini bozdu. Quebec, bölgenin en stratejik noktalarından biri ve ABD’nin Boston şehrinin sınır komşusu. Kanada’nın iki kurucu unsuru var: İngilizler ve Fransızlar. Amerika, nüfusunun tamamına yakınını (8 milyonluk eyaletin 7 milyonu) Fransızlar’ın oluşturduğu Quebec’i referandumla kendine bağlamak istedi. Quebec’in Kanada’dan ayrılma arzularının arkasında ABD var. 1960’larda Quebec Kurtuluş Cephesi’nin silahlı eylemleriyle ortaya çıkan aşırı ırkçı ayrılıkçı akım, Kanada’yı halen bölünme tehdidi altında tutuyor. Washington’un bölgeye ilgisi devam ediyor, ABD, Quebec’i Kanada’dan koparmaya kararlı. Quebec, Kanada’dan ayrılıp ABD’ye bağlanabilir. Perşembe günü devam edelim.

Paylaş:

Yorum Yaz