İşte Üç Üniversite

500
0
Paylaş:

Yakın zamanda sormuştuk, “YÖK imamı kim” diye, hâlâ ses soluk çıkmadı. Peki bu örgüt tarafından kurulmuş 18 vakıf üniversitesi vardı, 15´i kapatıldı, diğer 3´ü hakkında yine sormuştuk, yine “tıs”, yazalım bakalım arkası gelecek mi?

Antalya´da hanutçuluk yaparken statü sıçraması ile bir anda hem ülkenin, hem de Büyük Asya´da ki Türk devletlerinin önemli bir işadamı oluveren arkadaşın Antalya´da kurduğu Uluslararası Antalya Üniversitesi bunlardan bir tanesi. Bu bıçkın işadamımızın Konya Devlet Üniversitesi tarafından Konya´da yeni kurulan bir vakıf üniversitesine verilen büyük bir gayrimenkulün haksız iktisabı dosyasında da adı geçiyor. FETÖ kumpanyasının önemli işadamlarından bir tanesi elini, kolunu sallayarak nasıl gezmektedir?

Bir diğeri Altunizade´de ki Şehir Üniversitesi, her şeyiyle FETÖ kokan bu yapı ve barındırdıkları zaten çok şey ifade ediyor da okuyabilene.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan hastalığı ve ameliyatı ile uğraşırken ve YÖK´e Yusuf Ziya Özcan hocayla devam edeceğini deklere etmişken, Abdullah Gül tarafından sürpriz bir şekilde YÖK Başkanlığı´na atanan Gökhan Çetinsaya da “Şehir” ailesinden. Döneminde açılan cemaat üniversiteleri, imtihan skandalları, ÖSYM sorularının ellerde dolaşması, şaibeli Konya jürileri, HDP´nin Üsküp´te artan rey´i ve nüfuzları ve de hukuksuz hukukçu Şaban Çalış ve Yavuz Atar yardımcılarıyla ünlü YÖK eski Başkanı…

Milli Eğitim Bakanlığı döneminde yurt dışı ve yükseköğretim genel müdürlüklerini kapatarak bu alanları YÖK inisiyatifi görüntülü FETÖ kumpanyasına bırakan Ömer Dinçer de Şehir´e Vakıf Başkanı olmuş. Acaba vakfa himmeti, yardımı ve koyduğu kaynak ne kadar? Bu paraların vergilerini vererek mi koydu, yoksa başka yumurtaların üstüne mi oturdu?

Durduk yere Ruslarla kriz çıkarıp tarafların milyonlarca dolar zararına, binlerce kişinin işsiz kalmasına, onlarca firmanın iflasına sebep olan derin strateji dehası eski Başbakanımız da bu kumpanyadan.

Başbakanlık Müsteşarı devletin 1 numarasıdır, neler olup bittiğini en iyi o bilir, nereye ne kadar FETÖ´cü koyulduğunun hesabını son iki müsteşar vermelidir. Ortada bir ihanet vardır, hainliğin cezası Dört Kitap´ta da aynıdır. Bu adamları taltif edersek, gelecek nesiller ve tarih bizden hesap sorar. Fener Papazı Gregorius´un boynundaki yafta, bize yüz yıl geriden yapmamız gerekenin aklını vermektedir.

Yapılan, yapanın yanına kâr kalmamalı.

Vakıflar tarafından kurulan “vakıf gibi” üniversitelerin garip bir türetme tüzel kişilikleri olduğunu, bu anlamsız yola emekli akademisyenlerin kendilerine oyun sahası açmak için hukukun arkasına dolanma kurnazlığı gösterdiklerini de bu sütunlarda yazmıştık.

Biruni Üniversitesi´nin kurucusu olan Dünya Vakfı´nı kapatıyorsunuz ama okulu ellemiyorsunuz, izahı nedir? YÖK İmamı´nın talimatı böyle demek ki?

Tuzu da kokuttunuz gari!

Erhan Afyoncu hoca konusuna hâkim fevkalade bir şahsiyettir ancak yöneticilik tecrübesi yoktur. Ne veya hangi kıstaslarla hem de yeni kurulan ve yapılanmasında ciddi devlet tecrübesi ve Ankara´yı tanımak olması gereken bir üniversitenin rektörü yapılmıştır.

Bu Milli Savunma Üniversitesi sıradan bir üniversite değildir; sonrasında gözyaşı dökmemek için, yığınakta hata yapmamalıyız. Tokat´lı ve tarihçi olması Yekta Hoca´nın yeterlilik kıstasları olabilir ama Cumhurbaşkanımız bu kâhtı ricallere son vermelidir.

Gazi Üniversitesi´nde kendisine yanlı ve yanlış bilgi verildiği, devam eden uygulamadan ortadadır, eski rektör için mahkeme kuruma yazı yazıp sorular soracak, eski natır yeni hamamcı doğru bilgi mi verecek? İcraat ortada, gören göz lazım.

Bizim aldığımız devlet terbiyesine göre; son karar vericiye yalan da söylenmez, takiye de yapılmaz, şakası dahi caiz değildir. Soytarılık ile devlet adamlığı yürütülemez. Statükodan kurtulmak kolay değildir.

Bir kaledir, sabitedir. İki, Üç, Beş değişkendir, değiştirilmelidir.

Paylaş:

Yorum Yaz