Niye Geriyiz?

642
1
Paylaş:

Eğitim sistemimizi ve öğretilerimizi sorgulamalıyız. Hocalarımızı, akademisyenlerimizi silkelemeliyiz, hırpalamalıyız. Sıfatları ve kadroları liyakatsiz işgallerden kurtarmalıyız.

Cumhurbaşkanımız  tarihin garabetlerini anlatmaya çalışıyor, birileri de lafın istenmeyen yere gideceğini bilip de zevahire dokunacak konular ortaya çıkacağından meseleye hemen ideolojik bir yaklaşım sergiliyor. Ne alaka 23 Nisan ile 29 Nisan´ı kıyaslamak.

Tayyip bey söze devam edebilse… Çanakkale´de ve Kut-ül  Amare´de galip gelen ordu, Filistin Cephesi´nde daha kuvvetli Yıldırım Orduları varken neden geri çekildi, Almanların oyalama harp taktikleri bize pahalıya mal oldu, Rusya´da Çarlığa karşı Bolşevik devrimi, Yunan Kralı´nı ısıran maymun hep tarihin karartılan sayfaları. 

Cumhuriyet´in kurucu tüm kadrosu Filistin Cephesi´nde Yıldırım Orduları´ndaydı, bu bir tesadüf müydü, yoksa tarihin tozlandırmasına bırakılmış bir sır kuşağı mıydı, açılmayan İngiliz arşivleri daha ne kadar açılmayacak, hapsedilen tarih sızıntı veriyor. Düzmece yazılan ise artık sırıtıyor.

Arnold Toynbee´nin “Ph. D Tarihçi” olan sıfatını “Tarih Felsefesici” olarak çevirir ve öyle okur, yazarsanız vay halinize, bunları yazanlar bizim dil bilmez, 2547 lal profesörlerimiz, felsefenin tarihi olur hocam ama tarihin felsefesi olmaz, Ph.D, “Filozofi Degree” derecesidir. Bilgelik sıfatı verir, tabi bilgisi olana.

Bu kadrolar ile ve bu karartılmış bilgilerle ve de kıt kelime dağarcığımızla doğru bilgileri okumadan yeni bir nesil, hem de altın nesilden kıymetli bir nesil yetiştirmeden bu dünyadan alacaklı olmamız mümkün görülmemektedir.

Okulları bir bütün görelim, Tevhid-i Tedrisat, yani eğitimin birliği var; o zaman sormazlar mı, niye imam hatip… Din dersi bütün okullarda okutulmalıdır.

Afet İnan´ın kitabında Mustafa Kemal´in kendi el yazısıyla var olan cümle aynen şöyledir: “Türkiye Cumhuriyeti Laiktir, her T.C. vatandaşı reşit yaşa geldiğinde dilediği dine intihap edebilir.” Gayet medeni bir laiklik anlayışı. Reşit yaşa kadar ben din eğitimi vermem demiyor. Aynı Mustafa Kemal, Bursa´daki Amerikan okulunda kızlarımızın dininin değiştirildiğini öğrendiğinde ne tepki veriyor: “ O okulu kapattım”.

Ucuz siyaseti bırakalım, karşı  bloklaşmalarla, iç cepheleşmelerle, yerinde patinajlarla zaman yitiriyor, kaybediyoruz.

Dünyanın yeni trendlerine eleman hazırlamalıyız. İlime, bilime, fenne ve teknolojiye yatırım yapmalıyız, elbette inançlı kadrolar yetiştirmeliyiz, ahlaklı insan inşa etmeliyiz.

Eğitim sistemimizi ve öğretilerimizi sorgulamalıyız. Hocalarımızı, akademisyenlerimizi silkelemeliyiz, hırpalamalıyız. Sıfatları ve kadroları liyakatsiz işgallerden kurtarmalıyız.

Akademisyen sıfatlılarımız hem ilim, hem zenginlik istiyor sıfatlarını da, zamanlarını da bu uğurda harcıyor, eh üniversiteleri de ilim ocağı değil, diploma matbaası haline geliveriyor. Hem ilim, hem zenginlik, işte bir garabette de burada.

Euzu billahi minel ilmiye…

 

Yalçın KOÇAK

Paylaş:

1 yorum

  1. MustafaTolga 24 Ekim, 2016 at 22:25 Cevapla

    teknik üniversitede dahil kaliteli eğitim verilmiyor öyleki artık verilen eğitimi takip etmeyi bırakıp hindistandaki üniversitelerin ders videolarını izlemekteyim. Ha bu çift taraflı, bizde soru sormuyoruz hocayı zorlamıyoruz. Zorladığımızda yok öyle birşey diyip çıkan dahilerimiz var. Lab. olanaklarımız doğu avrupanın bile gerisinde. Öğrencilerde tembel, devrana uyup nasıl köşeyi dönerimin peşindeler.6 kişilik projeyi tek başıma yapmanın acısı hala hissediyorum. Sonuç çok çalışanı çok öperler, sonunda da ülkeden kaçırırlar.

    Selametle…

Yorum Yaz