ÜÇ KONU VE BEYTÜL HİKME

92
0
Paylaş:

1-    Türkçemizin etimolojik tam bir sözlüğü yok. Hiç utanmadan Akademisyen sıfatını kullanan Türkologlar Avusturyalı Türkolog Tietze’nin daha tamamlanmamış sözlüğüne TÜBA üzerinden 1 mio $’ımızı ödeyerek satın aldılar. Gerisini bizim ulemalarımız yapacakmış, nasıl inanalım? Sorular çok.

2-     Dünya Literatüründe Yüksek teknolojiyi kapsayan, son dört yılda yayınlanmış 8 bin kitap var. (Konuları; Kuantum Fiziği, Nano Teknoloji Malzeme Bilimi, Kök Hücre, Astro Fizik ve Uzay Matematiği, Nano Karbon, Hidrojen Enerjisi, Füzyon, Yapay Zeka, Gen Teknolojisi, Silah Sanayi, Sıfır Sürtünme, Magnet) işin garibi bu kitaplara hiçbir Türk bilim adamının atıf’ı yok.

Yani, yani son dört yılın bilim ilerlemesinde ve ileri teknoloji pazarında ve kulvarında bizler yokuz.

Sebebi Konya Profları bunu açıkça yazdık ellerindeki Iphone’larla dil imtihanına Konya’da giren ve akademisyen olan dil bilmez lâl profları ve YÖK’te ki her zaman taltif gören hamileri ve de YÖK’ün imamı? (6 aydır yazarız hala tık yok) bu bilimsel ihanetten sorumludurlar.

Türkçe bizim Gök Bayrağımızdır ve yıllardır dahili ve harici bedhah (kötü niyetlilerce) yok edilmeye çalışılmaktadır. Savunma mekanizması bizden, Türk Milletinden gayri bir kurum bulunmamaktadır.

Üniversitelerimiz Darül Fünun ve Medreselerimizin devamıdır.

Medreseleri tukaka ederek kendisini yücelten oryantalist batı sıfatlı, batı suratlı, batı kafalılar çeviri odası olmayan Medreseleri nereden buldularsa model alıp bize üniversite diye kakalamışlar, sonra da her akademisyen bizim emperyal dilimizi öğrensinler diye de bu günkü sistemi kurmuşlardır.

Yabancı dilde eğitim yanlıştır. Gaflettir, Delalettir, İhanettir.

Dil öğrenmekse elbette elzem bir iştir.

Çeviri odası (Beytül Hikme) olmayan üniversite atıl bir kurumdur, çağ gerisidir.

Hedef muasır medeniyet ise bir çeviri merkezi vasıtasıyla yeni ve ileri teknoloji kitapları behemal çevirmeli akademinin bilgisine sunulmalıdır.

Bu çağı ıskalama lüksümüz yoktur.

Bu YÖK bizim 40 yılımızı çalmıştır, bir 40 daha feda edemeyiz.

Beytül Hikme’siz, çeviri odasız bir üniversite Kör ve Sağırdır. Eski bilgilerle gençliği meşguliyetle oyalayan, gençlik günlerinde yanlış şeylere meyletmemelerini sağlayan İs tutmuş paslı bir kurumdur, diplomalı işsizleri üreten bir diploma matbasıdır.

Yenilik, Değişim, Öze dönüşüm, İnovasyon, AR-GE , Vizyon dedikleri tasavvur yeteneğimiz, müteşebbis Ruh ve genç nüfus ülkemizin zenginliğidir. Heder edenler ortadır. Liyakatsız akademisyenlerle, kaçınılmaz bir sona doğru gidiyoruz.

3-    Kendi başına sözlük yayınlayan dil araştırmacısı cemaati sadıkadan vatandaşımız Sevan Nişanyan ; sit bölgesinde inşaat yapmaktan 17 yıl hapis cezasını çektiği esnada firar etti.(gazete haberi) Herhalde firarına en çok sevinenler içeri tıkılmasına sebep olanlar olmuştur.

Bu cezayı veren hakim; ihtilal Anayasalarıyla kendine verilen “ Türk Milleti Adına” kutsanmış bir karar verdiğini sanıyor?

Peki; aynı hakim zaten “ Kelimebaz” ile dil işine yoğunlaşmış bu vatandaşımıza Agop Dilaçar’ın başlattığı yolda hizmet etme ve 5 yılda hem Etimolojik Sözlüğümüzü hem de Çeviri Odası meselemizin alt yapısı olan teknik terimler ve eklentili işlenmiş bilgilerin, ilişkilendirilmiş külliyatın birbirine bağlanması yazılım programının yapılması işinde çalışma cezasını verebilir miydi, verirdi. (mevzuat müsait)

Kim zararda; Türk Milleti ve Türkçe

Kim karar verdi; Türk Hakimi

Kimin adına; Türk Milleti adına

Bu erg’i nereden aldı; ihtilal darbe Anayasasından.

Bu kararı nasıl verdi; Entellektüel birikimi olmadığından.

İki yakamızın niye bir araya gelmediğini hala anlamadık mı?

Medeniyet ve Kültür ayrı yaşatır.

Paylaş:

Yorum Yaz